Aşırı Yükleme Prensibi
Ciddi bir sporcu iseniz, sınır kavramını yeniden tanımlamanız gerekir. Sınırları yaklaşmaktan korktuğunuz çizgiler olarak mı görüyorsunuz? Sınırların içinde yaşadığınızı kabul edip, bunları zorlamaya çalışmak gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Sınırların içinde olduğumuzu ancak, sınırların ötesinde başka bir boyutta keşif yapmak gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Yoksa, sınırların olmadığını ve aslında anlamına rağmen bunların sınırlayıcı olmadıklarını ve ilerlemenin sürekli ve sonsuz olması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
Ağırlık kaldırmanın ve de tüm sporların temeli, kasları daha önce alışık olmadıkları etkilere maruz bırakmak ve onları yeni koşullara alışmaya zorlamaktır. Sürekli aynı antrenmanı yaparak performansınızın değişmesini beklemeniz hayal olur. Daha önce kullandığınızdan daha ağır kilolar kaldırmak, aynı kilolarla daha fazla tekrar yapmak, daha fazla set sayısı yapmak, yeni egzersizler ilave etmek, daha hızlı kasılmalar yapmak, daha yavaş kasılmalar yapmak, tekrarlar arasında daha az dinlenme, setler arasında daha az dinlenme, bir gün içinde daha fazla antrenman yapmak, hafta içinde daha fazla antrenman yapmak aşırı yükleme prensibinin örnekleridir.
Birçok kişinin sandığının aksine, kullanılan ağırlığı artırmak aşırı yüklemenin temeli olmakla birlikte tek prensip değildir. Zaten, bunun sürekli uygulanması mümkün değildir. Çünkü, kuvvetin sürekli ve sabit bir şekilde artması mümkün değildir. Bundan dolayı, aşırı yüklemenin değişik araçlarını akılda tutarak uygulamak gerekir. Temel prensip her antrenman öncesi ya da sık aralıklarla kaslarımı şaşırtmak için ne yapılabileceğini sormaktır.
Kaslarınızın ilk defa karşılaştıkları herhangi bir değişiklik hızlı büyüme ve kuvvet artışı sağlar. Bunu herkes tecrübe etmiştir. Yeni egzersizlerin, yeni ağırlıkların, yeni antrenman programlarının vücudumuzu nasıl birkaç gün içinde değiştirdiğini biliriz. Ancak, vücut bu etkilere alıştıktan sonra, yani bunlar eskidikten sonra, neden hiçbir antrenman programının sonsuza dek etkili olmaya devam etmeyeceğini sorununa cevap bulmaya çalışırız.
Geçerli yanıt hiçbir antrenman programının kusursuz olmadığını bilmektir. Antrenmanların tümünü sürekli birer yeni antrenmana dönüştürecek aşırı yükleme prensiplerini uygulamak yeni yollar aramak gerekir. Yukarıda verdiğim aşırı yükleme örnekleri uygulanırsa yıllar boyunca sıra ile kullanılacak yeni antrenmanlar olacaktır. Tabii uzun vadede, bu prensipleri yıllık programın parçaları olarak kullanmak gerekir. Bu yaklaşım detaylı programlama gerektirse de, sürekli gelişme ve sakatlıktan korunmayı beraberinde getirecektir.